4 Haziran 2013 - 19:30
İmam’a Sesleniş!

Bismihi Teâlâ (Tarihi ikiye bölen büyük “İslam İnkılâbı”nın yüce rehberi “İmam Humeyni” (k.s)’nin rıhletinin yirmi dördüncü yıldönümü münasebetiyle; başta İmam- ı Zaman (a.f) ve Veliyy-i Emr-i Müslimin olmak üzere; İslam ümmetine, tüm mazlum ve mahrum halklara, tüm adalet savaşçılarına ve tüm inkılâpçılara taziyelerimi sunuyor,tesliyet arz ediyorum.)

Ey tarihin şahidi olmaktan şeref duyduğu büyük inkılâpçı!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

İnkılâbın otuz dört yaşında. İnkılâbın sadece Müslüman halkların değil, yeryüzünde ki tüm mazlum ve mahrum halkların, adaletperestlerin ümidi ve göz nuru olarak gelişimi ve konuşlandırmasını sürdürüyor, kutlu sancağını dalgalandırıyor. Tarih açısından zaman, “İslam İnkılâbı öncesi” ve “İslam İnkılâbı sonrası” olmak üzere ikiye kırılmış durumda. İnkılâbın; mazlum ve mahrumlarının kurtarılmış bölgesi, İslam’ın kalesi, adalet ve özgürlüğün gür sedasıdır! İnkılâbın; Musa’nın asası, Nuh’un gemisi gibi “hak” ve “batıl”ı ayırt etti. Akıllar için mazeret, gözler için perde kalmadı!

Ey tarihin en büyük put kıranı!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

Yüzüstü devirdiğin, ellerini kırdığın, yüzündeki maskesini yırtarak gerçek çehresini açığa çıkartıp tüm insanlığa faş ettiğin “Büyük Şeytan” bir daha ayağa kalkamadı! Belini doğrultamadı! Mahrum ve mazlum bırakılmış kitleler, mustazaf halklar, artık biliyorlar ki; onların “kan ve ter”lerinin sömürücüsü ve esas düşmanı Amerika’dır! Ve mustazaf halklar, artık biliyorlar ki; hürriyet ve adaletin yolu “Amerikan emperyalizmi”nin (ve yandaşlarının) malları, canları ve kutsallarına uzanmış ellerini kesmekten; kanlarını emmek için boyunlarına uzanmış vampir dişlerini sökmekten geçiyor!

 

Ey ulaşılmaz zirvelerin çatık kaşlı bilgesi!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

Ceddin Resulün gönderdiği mektupların; Kayser’in, Kisra’nın saraylarını sallayıp titrettiği gibi gönderdiğin mektup “ateizm”in kalesinin tüm burç ve sütunlarını yerle bir etti.“Zulmedenler, yakında nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceklerini bileceklerdir!” ayet-i kerimesi taalluk buldu. “Ateizm”in sığınağı ve koruyucusu olan SSCB artık tarihin çöplüğünde!..

 

Ey “Ali”nin çağa yansıması! Ey sarsılmaz mücahid!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

Ümmetin namusu olan “Kudüs” için başlattığın “Direniş”, zaferden zafere koşuyor! İzzet ve onur abidesi olarak, ümmetin kırılmış ve ezilmiş “haysiyet ve şerefini” ayaklar altından kurtarıp, yükseklere kaldırdılar. İsrail’in yenilmezlik efsanesini tarihin çöplüğüne fırlatıp attılar. “Gasıp Siyonist Rejim” zillet ve korku içerisinde! “Gasıp Siyonist İsrail Rejimi” yaşamını bir parça daha uzatabilmek için batakta çırpınıyor!..

 

Sana müjdeler olsun ki ey İmam!

“ Direniş”e önderlik eden evladın diyor ki; “Kudüs’ün özgürlüğü için ramak kaldı. Bir sonra ki savaş, son savaş olacak!..”

 

Ey inilmez derinliklerin, varılmaz ufukların yüce arifi!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

Ümmeti ve dünyanın mazlum ve mahrumlarını emanet etmek için seçtiğin “Veliyy-i Emr-i Müslimin”in “gaybi bir yardım” olduğunun zaman şahididir! Veliyy-i Emr-i Müslimin; izzet, onur, mücadele, kıyam, siyaset, bilgelik, ilim ve irfan abidesi olarak senin inkılabi yolunu ve makamını ihya ve ikame ediyor! Yüce bir dağ gibi sarsılmaz ve kararlı; müşfik bir anne kadar şefkatli!..Diktiğin yüce sancağı cihat ve zaferin işareti olan eli ile İmam-ı Zaman (a.f)’a doğru götürüyor!

 

Ey terimlere anlam kazandıran büyük devrimci!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

“Ey dünyanın mustazaf halkları! Ey Müslüman halklar! Ayağa kalkınız! Kendi haklarınızı geri alınız. Süper güçlerin ve onların kuklalarının; propaganda yaygaraları karşısında korkmayınız!.. Tüm emeklerinizi aziz İslam’ın düşmanlarına takdim eden; cinayetkaridarecileri kendi vatan toprağınızdan dışarı atınız!..”çağrın, Latin Amerika’dan Kara Afrika’ya kadar mazlum ve mahrum halkların esin ve hareket kaynağı!

 

Ey İmam! Duyuyor musun? Adalet ve özgürlüğe susamış kitleler çağrına cevap veriyorlar; gök kubbenin örttüğü her coğrafyadan “kahrolsun Amerika!”, “kahrolsun İsrail!” sloganları yükseliyor!

 

Ey zıtların bileşkesi!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

Yüce bir arif, büyük bir bilge, sarsılmaz bir mücahid, erişilmez bir filozof, ulaşılmaz bir fakih ve tarihin şahit olduğu en büyük devrimci olarak tüm erdemler üzerinde idi. On yıl büyük bir ülkeyi, devrimi yönetip daru’l-beka’ya göçtüğün gün ardında miras olarak bir Kur’an ve bir de nalınların kalmıştı!.. Tarihe, insanlığa bir devrim/inkılab lideri nasıl olur gösterdin.

 

Ve ey İmam! Sen dünya ya ayrıca şunu da gösterdin ki, “eğer “Ali” şimdi hayatta olsaydı”; nasıl yaşardı?

 

Ey derin kavrayışların keskin bakışlı filozofu!

Ey İmam!

Sana selam solsun!

“Washington, Londra, Paris’in beğendiği İslam’a karşı kötümser olun; ister laik ve batıcı türlü olsun, ister dogmatik ve şiddet yanlısı! Siyonist rejime tahammül gösteren ama başka İslam mezheplerine acımasız davranan Amerika ve NATO’ya uzlaşma elini uzatan ama içeride etnik ve mezhebi savaşları körükleyen, müminlere karşı şiddetli; kâfirlere karşı merhametli olan İslam’a güvenmeyin.” Tespitinle günümüz ve gelecek boyunca tüm mümin ve inkılâpçıların yolunu aydınlattın! Bir cümle ile hak ve batılın karakterini ortaya koydun, safları belirledin!..

Ey İmam!

Sana seslenerek tarafımı seçmeyi ve belli etmeyi bana nasip ettiği için Allah’a hamd ediyorum…

Selam olsun!

Doğduğun güne! Öldüğün güne! Ve tekrar dirileceğin güne!

Kemal Şükrü SEVİNDİK